05.03.2024

TEKİRDAĞ’DA KADINLAR TEK SES OLDU

25, Kasım 2023 Cumartesi
Bu haber kez okundu


Tekirdağ Kadın Dayanışma Platformu ve kadın dernekleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yürüyüş düzenleyerek, basın açıklamasında bulundu.

Tekira AVM önünden başlayıp Hasan Ali Yücel Meydanı’na kadar süren yürüyüşte kadına şiddete karşı herkes tek ses oldu.
Sivil toplum kuruluşlarının ve partilerin destek verdiği yürüyüş sonrası Hasan Ali Yücel Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında ise Tekirdağ, kadına şiddete karşı “DUR!” dedi.

Köprübaşı mevkiinde başlayan ve Hasan Ali Yücel Meydanı’nda son bulan yürüyüş boyunca, kadınlar dayanışma içinde şiddete “dur”dedi.

Hasan Ali Yücel Meydanı’nda grup adına basın açıklaması yapan 29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Seval Eşer, iktidarın, 21 yıldır karanlık şiddetin her türünün artmasının baş sorumlusu olduğunu belirtti.
“Bu karanlığı kadınlar yırtacak, laik, özgür, eşit ve şiddetsiz bir dünyayı yeniden kuracak” diyen Eşer, şunları kaydetti:

Şiddet , demokratik hakları gasp ederek, işsizlik ve yoksulluk sarmalında en çok kadınları ve çocukları vurarak, bilimsel eğitimi, tarikatlara ve onların gerici zihniyetlerine teslim ederek , cinsel yönelimleri farklı bireylerin onurları ile oynayarak ve çok daha önemlisi bir günde onlarca kadını yaşamlarından mahrum ederek durmadan tırmanıyor.

Sevgili Basın Emekçileri, Sevgili Kadınlar
Anayasa’nın 4. Maddesinde “değiştirilemeyeceği“ hüküm altına alınmış olan ”Cumhuriyetin, demokratik, laik, ve sosyal hukuk devleti olduğu” ilkesi fiilen yok ediliyor. Devredilemez olan yasama yetkisi, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılması gereken yürütme yetkisi, bağımsız mahkemelerce yürütülmesi gereken yargı yetkisi tek bir kişinin iradesine terk ediliyor. Ülkemizdeki bu karanlık, komşu ülkelerimiz Filistin- İsrail ve Suriye savaşlarında yaşanan kadın ve çocuk ağırlıklı can kırımına ve göçlere neden olan savaşın vahşetiyle daha da derinleşiyor

Dünyada ve ülkemizde sağ, muhafazakâr iktidarlar, savaş ve şiddet politikalarıyla kadın kimliğine ve emeğine dönük saldırılarını sürdürüyor. Biz kadınların mücadelesi her zaman olduğundan çok daha fazla baskıyla susturulmaya çalışılıyor. Evde, işte, okulda, sokakta, sosyal medyada, dijital platformlarda erkek şiddetine maruz bırakılıyoruz. Erkek şiddetine dair veriler iktidarlar tarafından açıklanmıyor. Şiddet vakalarının üstü örtülmeye çalışılıyor. Erkekler bu yıl 324 günde 288 kadın öldürdü, 681 kadını yaraladı. Ama AKP-MHP iktidarı sorun çözmek yerine kadın düşmanı siyasetine ve nefret söylemlerine yenilerini ekliyor.Kadına yönelik şiddet politiktir.

Sevgili Basın Emekçileri, Sevgili Kadınlar
Bu yıl başta Gazze olmak üzere savaşların sebep olduğu yıkımlar, ülkede dokuz ay önce, 6 Şubat depreminde enkaz altında kalan iktidarın yeni yıkımlara yol açacak özelleştirme politikaları, kadın düşmanlığını meclise taşıyan kadın düşmanı koalisyonlar, hukuk sisteminin çöktüğünün teyidi bir yargı krizinin yanında büyük bir ekonomik krizle girdiğimiz 25 Kasım’da erkek devlet şiddetine, yoksulluğa, emek düşmanlığına, savaşlara karşı barışı, hayatlarımızı ve haklarımızı savunuyoruz şiarını yükseltiyoruz.. Bu nedenle bizler, emekçi kadınlar olarak erkek devlet şiddetine karşı
her alanda yürüttüğümüz mücadeleyi emek, barış ve demokrasi mücadelesinden ayrı düşünmüyoruz. Haftalardır İsrail’in Gazze’ye her geçen gün artan şiddetli saldırılarına tanık oluyoruz. Savaşta öldürülenlerin çoğunun kadın ve çocuk olduğunu üzüntüyle takip ediyoruz. Gazze’de savaş ve soykırım suçu işleniyor. İkiyüzlü devletler her zaman olduğu gibi, dünyanın her yerinde, Filistin’den Rojava’ya kadınların bedenlerini savaş politikalarına alet ediyor, hayatlarını hiçe sayıyor. İçinde bulunduğumuz coğrafyada maalesef yalnızca bazı hayatlar kutsal sayılıyor.

Sevgili Basın Emekçileri, Sevgili Kadınlar
En önemli kazanımlarımızdan biri, kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden doğduğu yaklaşımı üzerine inşa edildiği için oldukça önemli olan İstanbul Sözleşmesi bir gecede feshedildi.. Erkek şiddeti cezasız bırakılırken, kendi hayatlarını savunan kadınlar oldukça ağır cezalarla karşı karşıya kalıyor. Haklarımız ve hayatlarımız için İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz diyoruz. Sözleşme yeniden yürürlüğe girene, gereği yerine getirilene ve 6284 Sayılı yasa etkin bir biçimde uygulanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.

Sevgili Basın Emekçileri, Sevgili Kadınlar,
AKP/MHP iktidarının sermayeden, savaştan ve ranttan beslenen bütçe politikalarıyla ekonomik kriz gittikçe daha da derinleşiyor. Kadın emeğini güvencesizleştirecek politikalarına hız veren iktidar 2024 bütçesinde kadını güçlendirmeye sadece her yüz lirada 53 kuruş ayırıyor. Mecliste Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığı bütçesinde kadının güçlendirilmesi 8 kalemden sondan ikinci sırada. Yani laf var kaynak yok, kadının adı var ama bütçe yok.

Bu tablo karşısında bugün Mirabel Kardeşlere, daha büyük bir inançla söz vermek zorundayız: Yılmayacağız. Ülkelerimizde demokrasi sağlanmadıkça, kadınlar için hak ve özgürlüklerin gelmeyeceği bilinciyle mücadelemizi sürdüreceğiz.
İnşa etmeyi düşlediğiniz siyasal islamcı faşizm karşısında kadınlar var. Karanlığa teslim olmayacağız.

facebook twitter youtube google+ feedburner
Yazar: Haber Merkezi
sanalbasin.com üyesidir