Trakya’da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Petrol ve Doğalgaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında alınan acele kamulaştırma kararına tepki gösteren meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve çevre savunucuları, planlanan çalışmaların kamu yararı gütmediğini ve geri dönüşü olmayan tahribatlara neden olacağı uyarısında bulundu. Konuya ilişkin yapılan açıklamada, bölgenin doğal kaynakları, tarımsal üretimi ve halk sağlığı üzerindeki olası etkilerine dikkat çekilirken, kaya gazı çalışmalarının bazı bölgelerde yer hareketlerini tetikleyebildiğine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunduğu ve Trakya’nın mevcut deprem riskiyle birlikte durumun büyük bir tehlike oluşturabileceği vurgulandı.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla, TPAO’nun Trakya Petrol ve Doğalgaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında gerek duyulan 35 bin 500 hektar taşınmazın acele kamulaştırılması kararına tepkiler devam ediyor.
TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu, Trakya Platformu, Tekirdağ Akademik Odalar Birliği, kent konseyleri tarafından ortak basın açıklaması gerçekleştirildi.

Kamulaştırma Kararı Anayasa’ya Aykırı
Kaya gazı arama ve üretim sürecine ilişkin kararların, toplum sağlığı, tarımsal verimlilik ile su-çevre üzerindeki etkileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği aktarılan açıklamada, kararın vatandaşların Anayasal Mülkiyet Hakkı ile Çevre Hakkı’nı ihlal etmesi nedeniyle Anayasa’ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne, Çevre Yasası’na aykırı olduğu kaydedildi. Söz konusu kararın, acele kamulaştırma içeriği yönüyle de Anayasa’ya, Kamulaştırma Yasası ve Danıştay Kararlarına aykırı olduğu belirtilen açıklamada, bir an önce iptal edilmesi gerektiği dile getirildi.
Karar Yargıya Taşındı
Söz konusu mücadelede Prof. Dr. Doğan Kantarcı’nın, hukuki alanda Avukat Güneş Gürseler’in katkıları olduğu, Tekirdağ’dan Bedia İlerler’in Kırklareli ve Edirne’den de çevre savunucusu iki kadının daha kararın iptaline ilişkin dava açtıkları kaydedildi.
Toprakların Yüzde 82’si Tarıma Elverişli
Stratejik öneme sahip tarım topraklarının tehlikede olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Trakya topraklarının yüzde 82’sinin tarıma elverişli olduğu belirtildi.
Üretim ve Gıda Güvenliği Açısından Önemli
Verimli toprakların korunmasının sadece bölge halkı için değil, Türkiye’nin gıda güvenliği açısından da önemine değinilen açıklamada, Trakya Kalkınma Ajansının verilerine göre; Türkiye genelinde ayçiçeği üretiminin yüzde 41’inin, çeltik üretiminin yüzde 44’ünün, kanola üretiminin yüzde 61’inin ve buğday üretiminin yaklaşık yüzde 15’inin Trakya Bölgesinde yetiştiği ifade edildi.
Su Kıtlığı Yaşanan Bölgede Yeni Tehlike
Alınan kamulaştırma kararlarının üstün kamu yararı ilkesi doğrultusunda ele alınması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, Trakya’nın yeraltı su kaynakları bakımından da risk altında olduğu aktarıldı.
Kaya gazı çıkarmak için açılacak her bir kuyu için 190–380 m³ su ve kimyasallar kullanıldığı vurgulanan açıklamada, “Bir kaya gazı kuyusunun verimi 15–20 yıl olduğu uzmanlarca bildirilmiştir. Bu sürede arazide yoğun bir araç trafiği olacaktır. Çevredeki tarım, otlak, orman alanları ve yerleşim yerleri toz ve eksoz kirliliği ile aşırı ölçüde kirlenecektir. Trakya’da su kısıtlıdır. Tarım sularının hemen hemen tamamı yeraltı su kaynaklarından sağlanmaktadır. Son yıllarda Trakya’da artan sanayi ve nüfus artışı su talebini artırmıştır. İçme ve kullanma suyu yetersizliği ile karşı karşıya olan bölgede su kaynaklarının kaya gazı çıkarılmasında kullanılması durumunda ciddi sorunlar yaşanacaktır” denildi.
“15-20 Yıl Sonra Tarım ve Hayvancılık Yapılamayabilir”
Kaya gazı çıkarılan arazide yoğun tahribatlar olacağı ve toprakların kirlenerek özelliklerini kaybedeceği belirtilen açıklamada, 15-20 yıllık işletme süresi sonunda tarım ve hayvancılık yapılamayacağı vurgulandı.
Bazı Ülkeler Kaya Gazı Çıkarımını Yasakladı
İngiltere, Fransa, Almanya ve Bulgaristan gibi ülkeler kaya gazı çıkarılmasını yasakladığı hatırlatılırken, suyun yetersiz olduğu, tarım ve yerleşim/sanayi alanlarının yoğun olduğu bölgede kaya gazı çıkarılma girişimlerinden sağlanacak gelirin, geri dönüşümü mümkün olmayan nitelikteki zararları karşılayamayacağı kaydedildi.
“Halkın Aç Kalmasına ve Göç Etmesine Neden Olabilir”
Açıklamada, söz konusu çalışmaların halkın aç kalmasına ve göç etmesine neden olabileceği vurgulanırken, yüksek basınçlı suyla gerçekleştirilen kaya çatlatma işlemlerinin Trakya’daki fay hatlarında depremleri tetikleyebileceği uyarısında bulunuldu.
Kaya Gazı Faaliyetleri Fay Hatları İçin Risk
Planlanan çalışmaların jeolojik riskler bakımından incelenmesi gerektiği dile getirilen açıklamada, söz konusu çalışmaların bazı bölgelerde yer hareketlerini tetikleyebildiğine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunduğu belirtildi. Teknik açıdan bakıldığında, bazı literatür kaynaklarında bu tür faaliyetlerin yer hareketlerine neden olduğunun tespit edildiği ifade edildi.

Bölgenin kırıklı yapısının da risk oluşturduğuna dikkat çekilen açıklamada, Tekirdağ’da deprem beklentisi bulunduğu ve kentin depremsellik açısından riskli konumu nedeniyle büyük bir sarsıntının, can ve mal kaybıyla birlikte şiddetli etkiler yaratabileceği belirtildi. Bu nedenle yeni riskler oluşturabilecek faaliyetlere karşı dikkatli olunması gerektiği kaydedildi.
Sürecin teknik açıdan takip edildiği ve hukuki olarak gerekli itirazların yapılacağı ifade edildi
Rüzgar Enerji Santralleri de Tehlike Oluşturuyor
Ayrıca bölgede diğer önemli sorunlardan birinin ise rüzgar enerji santralleri olduğu belirtilen açıklamada, enerji ve sondaj faaliyetlerinin çevresel etkilerinin bölgede tehdit oluşturduğu dile getirildi.
Rüzgar enerji tesislerinin elektromanyetik alan oluşturması, yerleşim alanlarına yakınlığı ve çevreye, insan sağlığına zararlarına değinildi.
Trakya’nın su kaynaklarının, tarım alanlarının ve doğal yaşamının korunmasına yönelik mücadelenin bilim ve hukuk çerçevesinde, kamu yararı gözetilerek sürdürüleceği belirtildi


