Reklam
Manşet

Mimarlar Odası: “Tekirdağ’ın Kaderiyle Oynamıyor, Geleceğini Koruyoruz”

Mimarlar Odası: “Tekirdağ’ın Kaderiyle Oynamıyor, Geleceğini Koruyoruz”

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan kentsel dönüşüm amaçlı plan notlarına ilişkin mahkemenin yürütmeyi durdurma kararının ardından açıklama yapan TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Tekirdağ Temsilciliği, kararın kentte kentsel dönüşümü durdurmadığını belirtti. Oda, itirazlarının kentsel dönüşüme değil; dönüşümün ağırlıklı olarak emsal ve kat artışları üzerinden yürütülmesine yönelik olduğunu vurguladı.Tekirdağ’ın yapı stokunun yenilenmesi kadar altyapı, ulaşım, sosyal donatı, yeşil alan ve afet tahliye kapasitesinin de birlikte planlanması gerektiğine dikkat çekildi.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Tekirdağ Temsilciliği, Tekirdağ’da kentsel dönüşüm sürecine ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan kentsel dönüşüm amaçlı plan notları ve bu plan notlarına ilişkin yargı süreci değerlendirildi.

Son günlerde bazı basın yayın organlarında yargı kararı üzerinden Mimarlar Odası’nı ve Tekirdağ’daki mimarları hedef alan değerlendirmeler yapıldığı belirtilen açıklamada, mahkeme kararının kapsamının doğru anlaşılması gerektiği ifade edildi.

“Kentsel dönüşüm durdurulmadı”

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan plan notlarının, Mimarlar Odası’nın itirazlarının ardından dava konusu edildiği, Tekirdağ 2. İdare Mahkemesi’nin ise plan notları hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verdiği belirtildi.

Kararın Tekirdağ’daki kentsel dönüşüm çalışmalarının tamamının durdurulması anlamına gelmediğini vurgulayan Mimarlar Odası, kentsel dönüşümün mevcut kanun, yönetmelik ve ilgili mevzuat kapsamında yürütülmeye devam edebileceğine dikkat çekti.

Açıklamada, yargılamanın konusunun kentsel dönüşümün kendisi değil, dönüşüm gerekçesiyle hazırlanan plan notlarının hukuka, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygunluğu olduğu belirtilerek, “Tekirdağ’da kentsel dönüşüm durdu” yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.

Oda, deprem riski taşıyan yapı stokunun güvenli hale getirilmesi, vatandaşların güvenli konutlara kavuşması ve Tekirdağ’ın afetlere karşı dirençli hale getirilmesi gerektiğini belirterek, kentsel dönüşüme karşı olmadıklarının altını çizdi.

İtirazlarının, dönüşümün kentin taşıma kapasitesi, altyapısı, ulaşım sistemi, sosyal ve teknik donatı alanları ile plan bütünlüğü yeterince değerlendirilmeden ağırlıklı olarak emsal ve kat artışları üzerinden gerçekleştirilmesine yönelik olduğu kaydedildi.

“Dava açılması demokratik hukuk devletinde bir hak arama yoludur”

TMMOB Mimarlar Odası’nın Anayasa ve ilgili mevzuattan kaynaklanan görev ve sorumlulukları doğrultusunda kamu yararı ve toplum için mimarlık anlayışıyla çalışmalar yürüttüğü ifade edildi. Kamu yararını ilgilendiren konuların Oda’nın kurumsal işleyişi ve ilgili kurullarında değerlendirildiği, gerekli görülmesi durumunda hukuki yollara başvurulduğu belirtildi.

Bu nedenle Mimarlar Odası’nın Tekirdağ’daki mimarlardan habersiz hareket ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı dile getirilerek, kurumsal kararların kişisel girişimler gibi gösterilmesinin meslek örgütünün hukuki ve kurumsal yapısını yanlış yansıttığı ifade edildi.

Açıklamada, dava açmanın ve yargı yoluna başvurmanın demokratik hukuk devletinde tanınmış bir hak arama yöntemi olduğu belirtilerek, meslek odalarının kamu yararını ilgilendiren konularda gerektiğinde bu hakkı kullanmasının görevleri arasında bulunduğu kaydedildi.

Mimarlar Odası’nın üzerinde durduğu başlıklardan biri de kentsel dönüşümün finansmanı oldu. Dönüşümün önemli bir finansman sorunu bulunduğu kabul edilirken, bunun çözümünün zorunlu olarak planlama kararları aracılığıyla ilave emsal ve kat artışı yaratmak olmadığı belirtildi.

Açıklamada, merkezi idare tarafından Tekirdağ’ın da dahil olduğu Dünya Bankası destekli İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi’nin yürütüldüğüne dikkat çekildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tekirdağ İl Müdürlüğü’nün 13 Mayıs 2026 tarihli açıklamasına atıfta bulunan Mimarlar Odası, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilen konutların maliklerine dayanıklı konutların inşası amacıyla hak sahibi başına 3 milyon TL’ye kadar, ilk 12 ayı geri ödemesiz, aylık yüzde 0,69 faiz oranıyla ve 180 ay vadeli finansman desteği sağlanmasının planlandığını aktardı.

Bakanlığın proje dokümanlarında Tekirdağ’ın Dünya Bankası finansmanlı proje kapsamındaki iller arasında bulunduğu belirtilerek, merkezi idare tarafından oluşturulan finansman mekanizmaları varken dönüşümün finansmanının kentte ilave emsal ve kat artışı yaratılarak sağlanmasının planlama açısından zorunlu olup olmadığının tartışılması gerektiği ifade edildi.

Mimarlar Odası, bu sorunun yalnızca ekonomik açıdan değil, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Yoğunluk artışı yalnızca bina ölçeğinde değerlendirilemez”

Basın toplantısında, plan notlarıyla gündeme gelen emsal ve yoğunluk artışlarının kent üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi.

Bir kentte yapı ve nüfus yoğunluğunun artırılmasının yalnızca parsel veya bina ölçeğinde değerlendirilemeyeceği belirtilerek; ilave nüfus ve yapılaşmanın ulaşım sisteminden otopark ihtiyacına, içme suyu ve kanalizasyon altyapısından enerji altyapısına, eğitim ve sağlık tesislerinden yeşil alanlara, sosyal donatı alanlarından acil durum ve tahliye kapasitesine kadar birçok alanı doğrudan etkilediği vurgulandı.

Bu nedenle kentsel dönüşüm kapsamında öngörülen yoğunluk artışlarının mevcut ve planlanan sosyal ve teknik altyapı kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Yapıların tek tek yenilenmesinin tek başına kentin afetlere karşı dirençli hale gelmesi anlamına gelmeyeceğinin altı çizilerek, “Depreme dayanıklı bina yapmak ile deprem dirençli kent oluşturmak aynı şey değildir” denildi.

Büyükşehir’in çalıştayındaki değerlendirmeleri hatırlattılar

Mimarlar Odası, açıklamasında Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Tekirdağ Planlama Ajansı iş birliğinde 4-5 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen “Afetlere Dayanıklı Tekirdağ – Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı”nda ortaya konulan değerlendirmeleri de hatırlattı.

Çalıştayda kentsel dönüşümün planlama, çevresel, finansal, hukuki ve uygulama boyutlarıyla ele alındığı belirtilirken; uzman ve akademisyenler tarafından dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesinden ibaret olmadığına dikkat çekildiği aktarıldı.

Çalıştayda ayrıca riskli ve rezerv alanların planlanması, alternatif finans ve yapım modellerinin geliştirilmesi, kooperatif modelinin kentsel dönüşümde değerlendirilmesi, kontrolsüz kat ve emsal artışlarından kaçınılması ve hane ile konut sayısının artırılmasının tek başına sorunları çözmeyeceği yönünde değerlendirmeler yapıldığı hatırlatıldı.

Dönüşümün yalnızca ekonomik değeri yüksek alanlara yönelmesinin önlenmesi, riskli bölgelerde ada bazlı dönüşüm modellerinin geliştirilmesi, sosyal ve teknik donatı alanları artırılmadan gerçekleştirilecek yoğunluk artışlarının mevcut altyapıya getireceği yükün dikkate alınması ve vatandaşların kentsel dönüşüm süreçleri konusunda bilgilendirilmesi de çalıştayda ele alınan başlıklar arasında gösterildi.

Mimarlar Odası, söz konusu değerlendirmelerin savundukları yaklaşımın siyasi veya kişisel bir tercihten değil, bilimsel, teknik ve planlama ilkelerinden kaynaklandığını gösterdiğini ifade etti.

Çalıştayın amacının bilimsel bilgi, teknik uzmanlık ve kurumsal deneyimi bir araya getirerek Tekirdağ’ın deprem risklerine karşı daha dirençli hale gelmesine katkı sunmak olduğu hatırlatılarak, kentsel dönüşümün bilimsel, bütüncül, şeffaf, katılımcı ve hukuka uygun bir planlama anlayışıyla gerçekleştirilmesi gerektiği belirtildi.

Ada ve alan bazlı dönüşüm önerisi

Mimarlar Odası, kent genelinde kontrolsüz yoğunluk artışı yaratmak yerine riskli alanların doğru şekilde tespit edilmesi ve ada ile alan bazında dönüşüm modellerinin geliştirilebileceğini kaydetti.

Finansman modellerinin çeşitlendirilmesi, vatandaşların haklarının korunması, altyapı ve sosyal donatı kapasitesinin artırılması ve sürecin bilimsel veriler doğrultusunda yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Mimarlar Odası’nın dönüşüm sürecine bilimsel, teknik ve mesleki katkı sunmaya hazır olduğu belirtilirken, meslek odalarının doğru bulmadıkları planlama kararlarını yalnızca dönüşümün gerçekleşmesi gerekçesiyle desteklemek zorunda olmadıkları kaydedildi.

Meslek odalarının gerektiğinde planlama kararlarına itiraz etmesinin, kamu yararını savunmasının ve alternatif çözüm yollarının geliştirilmesine katkı sunmasının kurumsal sorumlulukları arasında bulunduğu ifade edildi.

“Tekirdağ’ın kaderiyle oynamıyoruz, geleceğini koruyoruz”

Açıklamanın sonunda Mimarlar Odası, tartışmalara ilişkin yaklaşımını “Tekirdağ’ın kaderiyle oynamak değil, Tekirdağ’ın geleceğini korumak” sözleriyle özetledi.

Oda; güvenli yapı stokunun oluşturulmasını, deprem riskinin azaltılmasını, kentsel dönüşümün önünün açılmasını, vatandaşların haklarının korunmasını, kentin altyapı ve sosyal donatılarının gözetilmesini, planlama disiplini ile kamu yararının korunmasını ve bütün bu süreçlerin hukuk devleti ilkeleri içerisinde yürütülmesini savunduklarını bildirdi.
Tekirdağ’ın ihtiyacının yalnızca daha fazla bina olmadığı vurgulanan açıklamada, kentin güvenli yapılarının yanı sıra güçlü altyapı, yeterli sosyal donatı, sağlıklı çevre, doğru planlanmış ulaşım sistemi ve afetlere dirençli bir kentsel yapıyla geleceğe hazırlanması gerektiği ifade edildi.
Mimarlar Odası açıklamasını, “Biz, kentsel dönüşümün karşısında değiliz. Biz, Tekirdağ’ın güvenli, yaşanabilir ve dirençli bir kent olarak dönüşmesinden yanayız. Bu dönüşümün de hukuka, bilime, şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve planlama esaslarına uygun şekilde gerçekleştirilmesini savunuyoruz” ifadeleriyle tamamladı.

Tekirdağ Yerel Gazeteler