Trakya’da petrol ve doğal gaz projesine ilişkin bilgi edinme başvurusuna verilen yanıtta, hangi alanların kamulaştırılacağı, tarım arazileri, meralar ve su kaynaklarının nasıl etkileneceği belirsizliğini koruyor.
Trakya’da, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi dahil 35 bin 500 hektarlık alanı kapsadığı belirtilen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) ait Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında alınan acele kamulaştırma kararına karşı hukuki süreçlerle ilgili çalışmalar yürüten Avukat Güneş Gürseler’in, projenin kapsamı ve çevresel etkilerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yaptığı bilgi edinme başvurusuna TPAO Genel Müdürlüğü tarafından yanıt verildi.
TPAO’nun yanıtında, kamulaştırılacak taşınmazların konumları ve toplam yüzölçümü, mevcut ve planlanan ruhsat sayıları, projenin ekonomik değeri, etkilenecek tarım ve mera alanlarının büyüklüğü, su kaynakları ile tarihi alanların korunmasına yönelik önlemler hakkında somut bilgi verilmedi. Kurum, sahada henüz faaliyet başlamadığını ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine başvurulmadığını bildirdi.
5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile TPAO’ya ait “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi” kapsamında ihtiyaç duyulan taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildi.
Karara göre, gösterilen ruhsat alanlarında petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri için lokasyon alanları ve yolları, petrol ve doğal gaz boru hatları, enerji nakil hatları, üretim kampları, idari kampüs alanları ve depolama tesisleri yapılması öngörülüyor.
Bu çalışmalar için ihtiyaç duyulan taşınmazların mülkiyetinin alınması veya taşınmazlar üzerinde daimi ya da geçici irtifak hakkı kurulması suretiyle TPAO Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırma yapılabilecek.
Kararın, projenin ayrıntılarına ilişkin açıklayıcı bilgi içermediğini belirten Avukat Güneş Gürseler, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında TPAO Genel Müdürlüğüne başvurdu.
Gürseler, Trakya Bölgesi’nin neredeyse tamamını kapsadığı aktarılan projeye ilişkin bölgede yaşayanların bilgilendirilmesini talep ederek petrol ve doğal gaz potansiyeli, ekonomik değer, çevresel etkiler, ruhsat alanları, tarım arazileri, meralar, su kaynakları ve tarihi alanların korunmasına ilişkin sorular yöneltti.
Başvuruda, proje alanındaki petrol ve doğal gaz potansiyelinin ne olduğu, bu potansiyelin ekonomik değeri ve sürdürülebilirliği ile proje için ÇED yapılıp yapılmadığı soruldu.
Projenin tüm uygulamalarıyla kaç metrekarelik alanda yürütüleceğinin açıklanması istenirken, mevcut ruhsat alanlarının nerelerde bulunduğu, kaç ruhsat verildiği ve kaç yeni ruhsat verilmesinin planlandığı da sorular arasında yer aldı.
Gürseler ayrıca bölgede halen yürütülen diğer madencilik ve enerji üretim faaliyetleri için verilen ruhsatların sayısını, bu ruhsatların hangi alanlarda bulunduğunu ve kapsadıkları toplam yüzölçümünü sordu.
Başvuruda, proje etki alanı içerisindeki meraların ve tarım arazilerinin yüzölçümlerinin açıklanması, vasfı değiştirilen mera bulunup bulunmadığının ve tarım alanlarında tarım dışı faaliyet için izin alınıp alınmadığının bildirilmesi istendi.
Proje alanında kalan akarsu ve göllerin hangileri olduğu ile tarihi eserler ve korunması gereken alanlar için alınan önlemler de TPAO’ya yöneltilen sorular arasında yer aldı.
TPAO: Kamulaştırılacak alanlar teknik çalışmaların ardından belirlenecek
TPAO Genel Müdürlüğü, bilgi edinme başvurusuna verdiği yanıtta, ruhsat sahalarının tamamında faaliyet yürütülmeyeceğini belirterek kamulaştırma işlemlerinin yalnızca ihtiyaç duyulan alanlarda yapılacağını bildirdi.
Kurumun yanıtında şu ifadeler kullanıldı:
“Kamulaştırılması öngörülen alanlar teknik çalışmalar ve saha planlamaları tamamlandıktan sonra belirlenebilecektir.”
Yanıtta, kamulaştırılacak taşınmazların konumları ve toplam yüzölçümüne ilişkin sayısal bilgi verilmedi.
Petrol ve doğal gaz rezerv miktarları açıklanmadı
TPAO, projenin petrol ve doğal gaz potansiyeline ilişkin soruya, rezerv miktarlarının arama ve sondaj faaliyetleri sonucunda belirlenebileceğini ifade ederek yanıt verdi.
Açıklamada şunlar yer aldı:
“ Rezerv miktarları; rezervuar karakterizasyonu, kuyu verileri, üretim testleri ve uzun dönem performans analizleri sonucu belirlenebilecektir.”
Kurum, proje alanındaki öngörülen petrol ve doğal gaz rezervinin miktarına, ekonomik değerine ve sürdürülebilirliğine ilişkin ise somut veri paylaşmadı.
“ÇED süreçlerine başvuru yapılmamıştır”
TPAO, projenin çevresel etki değerlendirme sürecine ilişkin soruya verdiği yanıtta, faaliyetlerin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli izin, onay ve yetkilendirmeler tamamlanarak gerçekleştirildiğini belirtti.
Açıklamada, çevresel yükümlülüklerin ÇED mevzuatı doğrultusunda yerine getirildiği ifade edildi.
TPAO’nun yanıtında şu ifadelere yer verildi:
“Petrol arama sondajı projesine başlarken ilk aşamada sondaj kuyusu kazılmadan, projenin çevresel etkilerini anlatan ve gerekli tedbirlerin alınacağına yönelik taahhütte bulunulan Proje Tanıtım Dosyası hazırlanarak söz konusu raporlar kuyuların bağlı bulunduğu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerinin onayına sunulmakta ve onay alınmadan faaliyetlere başlanmamaktadır.”
Kurum, Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi’nin mevcut durumuna ilişkin ise “Söz konusu projeye ilişkin henüz sahada faaliyetler başlamadığı için ÇED süreçlerine başvuru yapılmamıştır” açıklamasında bulundu.
Mera arazilerinin tahsis amacı değişikliği için başvuru yapılmadı
Proje etki alanında bulunan meraların yüzölçümü ve vasfı değiştirilen mera olup olmadığına yönelik soruya ise TPAO, Cumhurbaşkanlığı kararının ardından herhangi bir mera arazisinin tahsis amacının değiştirilmesi için başvuru yapılmadığını bildirdi.
Ancak proje etki alanı içerisinde bulunan meraların toplam yüzölçümü konusunda bilgi verilmedi.
Proje kapsamında kaç adet ruhsat bulunduğu, ruhsat alanlarının nerelerde olduğu, kaç yeni ruhsat verilmesinin öngörüldüğü ve bölgede devam eden diğer madencilik ve enerji faaliyetlerinin kapsadığı alanlara ilişkin sayısal bilgiler paylaşılmadı.
Proje etki alanında bulunan tarım arazilerinin toplam yüzölçümü ve bu alanlarda tarım dışı faaliyet için izin alınıp alınmadığı konusunda da açıklama yapılmadı.
Ayrıca proje alanı içerisinde hangi akarsu ve göllerin bulunduğu, tarihi eserler ile korunması gereken alanlar için ne tür önlemler alındığı soruları da yanıtta karşılık bulmadı.
Haber: Serap Cömertoğlu İşcan
