4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Süleymanpaşa’da hayvanseverler yaşam hakkı için yürüdü. Yürüyüşün ardından açıklama yapan Süleymanpaşa Kent Konseyi Çevre Komisyonu Başkanı Meltem Gören Ölmezoğlu, hayvanlara yönelik şiddet ve cezasızlığa tepki göstererek, “Biz merhamet dilenmiyoruz, adalet istiyoruz. Görmezden gelmeyeceğiz, susmayacağız, unutmayacağız” dedi.
Süleymanpaşa Kent Konseyi tarafından 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla “Yaşamı Paylaşıyoruz” sloganıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi.

Etkinlik kapsamında saat Sahil Yelken Restaurant önünden başlayan yürüyüş, sahil güzergâhından Özgürlük ve Barış Parkı önüne kadar devam etti. Yürüyüşün ardından basın açıklaması gerçekleşti.
Basın açıklamasını Süleymanpaşa Kent Konseyi Çevre Komisyonu Başkanı Meltem Gören Ölmezoğlu okudu. 4 Ekim’in yalnızca hayvan sevgisinin dile getirildiği bir gün olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ölmezoğlu, korunamayan, şiddete uğrayan, terk edilen ve öldürülen hayvanlara dikkat çekti.

“KAÇ HAYVANI SEVDİĞİMİZİ DEĞİL, KAÇ CANI KORUYAMADIĞIMIZI KONUŞMALIYIZ”
Ölmezoğlu, “Bugün, koruyamadığımız canlarımızı; sokaklarımızda, ekranlarımızda ve vicdanlarımızda yaşanan büyük çürümeye ‘dur’ demek için buradayız. Çünkü bugün konuşmamız gereken şey kaç hayvanı sevdiğimiz, baktığımız değil; kaç canı koruyamadığımızdır” dedi.
Hayvanların yaşam hakkını savunmanın aynı zamanda insani bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Ölmezoğlu, bir canlının korkusuna ve acısına kayıtsız kalmamak için bir araya geldiklerini ifade etti.
“CEZASIZLIKTAN CESARET ALANLAR VAR”
Kamuoyunda “katliam yasası” olarak anılan düzenlemenin ardından yaşananlara da değinen Ölmezoğlu, işkence gören ve terk edilen hayvanların yanı sıra hayvanlara yönelik şiddet görüntülerinin sosyal medyada paylaşılmasına tepki gösterdi.
Ölmezoğlu, “Bir hayvana yapılan işkenceyi kayda alıp sosyal medyada arsızca paylaşacak kadar cezasızlıktan cesaret alanlar var. Artık yalnızca kötülükle değil, kötülüğün sıradanlaştırılmasıyla da mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Bir hayvana yönelik şiddetin yalnızca şiddeti uygulayan kişi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Ölmezoğlu, “Bir insan, bir hayvana işkence ederken yalnız değildir. Onu cesaretlendiren cezasızlık vardır. Onu görünür kılan sessizlik vardır. Onu normalleştiren ‘bana dokunmayan yılan’ toplum anlayışı vardır” diye konuştu.
Hayvan haklarının yalnızca hayvanlarla ilgili bir mesele olmadığını vurgulayan Ölmezoğlu, toplumların kendilerinden güçsüz olan canlılara yönelik tutumlarıyla da ölçüldüğünü söyledi.
Hayvanları sevmeyen kişilere de seslenen Ölmezoğlu, şunları kaydetti:
“Biz hayvanları sevmeyen insanlara düşman değiliz. Sevmek zorunda değilsiniz. Ama öldürmeye, işkence etmeye, aç bırakmaya, korkutmaya, acı çektirmeye hiç kimsenin hakkı yok. Evet, sevmek zorunda değilsiniz ama yaşam hakkına saygı duymak zorundasınız.”
“MERHAMET DİLENMİYORUZ, ADALET İSTİYORUZ”
Hayvanlara yönelik şiddet olaylarında yasaların etkin biçimde uygulanması gerektiğinin altını çizen Ölmezoğlu, “Biz merhamet dilenmiyoruz. Adalet istiyoruz. Kanunun kâğıt üzerinde kalmasını değil, gerçekten uygulanmasını istiyoruz. Şiddetin videosunu çekenin değil, şiddete uğrayanın yanında duran bir düzen istiyoruz” dedi.
Topluma da çağrıda bulunan Ölmezoğlu; sokağa bir kap mama bırakmanın, yaralı bir hayvanı veterinere götürmenin ya da şiddet görüntüsü karşısında sessiz kalmamanın küçük adımlar gibi görülebileceğini ancak bu adımların bir canlının hayatını değiştirebileceğini ifade etti.
“YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ VİCDANLARIMIZDA DA YAPIYORUZ”
Gerçekleştirilen yürüyüşün yalnızca fiziksel bir yürüyüş olmadığını belirten Ölmezoğlu, “Bugün yürüyüşümüzü yalnızca sokaklarda değil, vicdanlarımızda da yapıyoruz. Çünkü biz bugün burada yürürken yalnızca sokaklarımızda değil, vicdanlarımızda da bir yol açmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Öldürülen, işkence gören, terk edilen ve aç bırakılan hayvanların unutulmaması gerektiğini belirten Ölmezoğlu, hayvanlara zulmedenlerin de unutulmaması ve yaşananların normalleştirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Bir canı kurtaramıyorsan bile onun öldürülmesine sessiz kalmak zorunda değilsin” diyen Ölmezoğlu, hayvanların insanların sesine, insanların da hayvanların hatırlattığı vicdana ihtiyacı olduğunu ifade etti.
“4 EKİM BİR GÜN DEĞİL, BİR SÖZ OLSUN”
Açıklamanın sonunda 4 Ekim’in yalnızca yılda bir kez hatırlanan bir gün olmaması çağrısında bulunan Ölmezoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“4 Ekim bir gün değil, bir söz olsun. Bugün söz veriyoruz: Görmezden gelmeyeceğiz.
Susmayacağız. Unutmayacağız. Ve yaşama hakkı için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Yaşam hakkı pazarlık konusu edilemez, ertelenemez. Çünkü mesele yalnızca hayvanları kurtarmak değil; mesele, insanlığımızı kaybetmemek.”
