28.02.2026

17 Ağustos’un 26. Yılında Sert Uyarı: “Depremler Değil, İhmal Öldürüyor”

15, Ağustos 2025 Cuma
Bu haber kez okundu


Türkiye’nin en büyük afetlerinden biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yılında, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cafer Çetin, Yönetim Kurulu adına açıklama yaparak deprem gerçeğine ve hazırlıksızlığa dikkat çekti. Açıklamada, geçen 26 yılın kayıp yıllar olduğu vurgulanırken, “Depremler değil, ihmal öldürüyor” denildi.

“Deprem Tehlikesi Hâlâ En Büyük Endişe”

1999 Marmara Depremi’nin sadece fiziksel değil, sosyal ve ekonomik açıdan da büyük bir yıkıma yol açtığı hatırlatılan açıklamada, “Aradan geçen 26 yıla rağmen, özellikle İstanbul ve Marmara bölgesinde yaşayan yurttaşlarımızın en büyük endişesi hâlâ depremdir. Bu endişe boşuna değildir” ifadelerine yer verildi.

23 Nisan 2025’te Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin, İstanbul’un depreme hazırlığı konusundaki soru işaretlerini yeniden gündeme getirdiği belirtilerek, tartışmaların “depremin ne zaman ve nerede olacağı” üzerine yoğunlaşmasının yanlış bir yaklaşım olduğu vurgulandı:
“Asıl mesele, kentlerimizin ve yapılarımızın güvenli olup olmadığıdır. Depremin zamanı değil, hazırlık düzeyi hayat kurtarır.”

Türkiye’de Yapı Stoku Alarm Veriyor

Açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğine ilişkin çarpıcı istatistikler paylaşıldı:

Son 100 yılda 85 yıkıcı deprem yaşandı, yaklaşık 85 bin kişi hayatını kaybetti.

Nüfusun %96’sı deprem riski altındaki bölgelerde yaşıyor.

6 milyon civarında yapı riskli, bu da toplam yapı stokunun yaklaşık %60’ına denk geliyor.

TMMOB, devletin riskli yapıların hangileri olduğunu bile bilmediğini belirterek, “Bu yapıların tespit edilmesi için 2017 yılı hedeflenmişti, ancak yapılmadı. Bu yapılmış olsaydı, 6 Şubat 2023’te 11 ilde yıkılan 240 binden fazla bina önceden belirlenebilir ve yüz binlerce insanın ölümü engellenebilirdi” dedi.

Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı Kağıt Üzerinde Kaldı

2011 yılında hazırlanan ve 2023’e kadar Türkiye’yi depreme hazırlamayı hedefleyen Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın uygulanmadığı hatırlatıldı. Açıklamada, 6 Şubat depremlerinin bu ihmali acı bir şekilde ortaya koyduğu ifade edildi.

Kentsel Dönüşümde Büyük Gecikme

2012’de başlatılan kentsel dönüşüm sürecinde ciddi ilerleme sağlanamadığı belirtilerek şu bilgiler paylaşıldı:

2024 yılına kadar merkezi bütçeden kentsel dönüşüme sadece 480 milyar TL harcandı.

Riskli olduğu belirlenen 6 milyon yapının sadece %4’ü dönüştürüldü.

Dönüşümler, rantı yüksek bölgelerde yoğunlaşırken, gerçek riskli bölgelerde ilerleme sağlanmadı.

Ayrıca, 1999 depremi sonrası getirilen Özel İletişim Vergisi kapsamında 2025 yılına kadar 40,2 milyar dolar vergi toplandığı, ancak bu kaynağın depreme hazırlık için yeterince kullanılmadığı vurgulandı.

6 Şubat Depremleri ve Tutulmayan Sözler

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerle ilgili olarak ise şu rakamlar hatırlatıldı:

50 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 40 bin bina yıkıldı, 200 binden fazla bina ağır hasar aldı.

100 milyar doların üzerinde maddi kayıp yaşandı.

Deprem sonrası verilen sözlerin tutulmadığını belirten TMMOB, şu verileri paylaştı:

319 bini 1 yılda olmak üzere toplam 650 bin konut sözü verildi.

30 ayda sadece 250 bin 636 bağımsız bölüm teslim edildi (yaklaşık %32).

Milli Eğitim Bakanlığı’nın planladığı 1241 eğitim binasından yalnızca 524’ü tamamlandı.

Bakanlığın 2025 sonuna kadar 453 bin bağımsız bölümü teslim etme hedefini açıkladığını belirten oda, “650 bin konut vaadinden vaz mı geçildi?” sorusunu gündeme taşıdı.

“Afetler Önlenebilir, İrade Şart”

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, açıklamasını şu çarpıcı ifadelerle sonlandırdı:
“Deprem doğal bir olaydır; felakete dönüşmesi insan kaynaklıdır. Bilimsel bilgi ve mühendislik ışığında hareket edildiğinde can ve mal kaybı yaşanmaz. Ancak rantı önceleyen anlayış yerine insanı önceleyen bir yaklaşım benimsenmeli, yapı denetimi kamusal bir hizmet olarak yeniden düzenlenmeli ve meslek odaları sürece dahil edilmelidir. Depremler kaçınılmaz, afetler önlenebilir. Daha fazla geç kalınmamalı, bilim ve kamusal sorumluluk rehberliğinde derhal harekete geçilmelidir.”

facebook twitter youtube google+ feedburner
Yazar: Haber Merkezi
sanalbasin.com üyesidir